"Biraz Sonra Volkan Gelecek! O'na Bir Sürpriz Yapalım".. Bir Volkan KONAK Geldi Geçti



Yöre müziğine farklı bir soluk getirmişti Volkan KONAK.. Türkiye'de henüz yeterince tanınmazdan önce, yöresel bu ilk albümüyle köyünde, ilçesinde ve şehrinde çok sevilmişti. Çok iyi tanınıyor, çok değer görüyordu

"Biraz Sonra Volkan Gelecek! O'na Bir Sürpriz Yapalım".. 
Bir Volkan KONAK Geldi Geçti...

Muammer KOTBAŞ

Yıl: 1993...
Trabzon'da; denizin dalgalarının kumsala ve kayalara vurduğu yerde yükselen bir mekan olan Ganita çay bahçesi, sıradan bir çay bahçesi olmasının çok ötesinde oldukça özelliği ve anlamı olan bir yer. 

Karikatürde ve sanatın diğer branşlarında ürün veren dostlarla, arkadaşlarla bir arada bulunma fırsatı yakaladığımız, zamanımızın epeyce bir süresinin geçtiği bir mekan.


Yine o mekanda oturup, çayımı yudumlayarak bir şeyler okuduğum, çiziktirdiğim günlerden bir gündü. Bir süre sonra karikatür çizeri Tamer KÜÇÜK geldi yanıma. Heyecanlı görünüyordu. Nedenini daha benim sormama fırsat vermeden hemen bir cümleyle kendince durumu özetledi.
- "Biraz sonra Volkan gelecek!.."

Ne demek istediğini, Volkan'ın kim olduğunu tam olarak anlayamamıştım. "Eee?!" dercesine yüzüne bakıp merak içinde daha kapsamlı açıklama yapacağını düşünerek bekledim. 

"Volkan.." dedi "İlçede, köydeydi. Biraz sonra buraya gelecek!.."

Kendisinin içselleştirdiği bu olayı, daha anlaşılır ve ayrıntılı söyleyeceğini merakla beklemiştim fakat misafirinin kısa bir süre sonra gelecek olması, Tamer'in heyecanını daha da artırıyordu. 

Başladı anlatmaya;.. "Gania'ya davet ettim O'nu..."...


Sonunda konunun aydınlanmasını sağlamak amacıyla Tamer'e sakin olmasını ve neler olduğunu anlatmasını istedim. Başladı anlatmaya;

"Volkan KONAK!.. Biraz sonra gelecek!.. Ganita'ya davet ettim O'nu. Geleceğini söyledi. Denize yakın olan yerde bir masa ayarlayalım. Orada çay içer, sohbet ederiz!.."

Şimdi netleşmişti konu...

Ben de heyecanlanmıştım. Çünkü Volkan KONAK; ilk alkbümü "Efulim"deki türküleriyle, sesiyle her gün kulaklarımızdaydı. Ganita çay bahçesinin işletmecisi arkadaşımız, o günlerde yöremizin ünlü olmaya başlamış bu sesini, "Efulim" (1993) kasetiyle çay bahçesinin hoparlöründen müşterilerine çok sık dinletiyordu. Bunun bir nedeni de, "Memleketim" isimli türküde Ganita işletmecilerin babaları Mehmet Salih'ten söz edilmesiydi. Her gün dinlemekten artık ezberlemiştim kasetin bütün türkülerini. 

Yöre müziğine farklı bir soluk getirmişti Volkan KONAK.. Türkiye'de henüz yeterince tanınmazdan önce, yöresel bu ilk albümüyle köyünde, ilçesinde ve şehrinde çok sevilmişti. Çok iyi tanınıyor, çok değer görüyordu

Şimdi bu değerli sesin sahibinin Ganita'ya gelecek olması ve yakından tanışacak olmamız, heyecanlanmamızda haklı olduğumuzu gösteriyordu. Volkan KONAK gibi Tamer KÜÇÜK de Maçkalı'ydı. İrtibatı oradan sağlamış ve davette bulunmuştu. Ganita'da ev sahipliğini de Tamer yapacaktı.

Tamer kişisel yaşamının her anında espri ve muziplikten uzak kalamadığı için, geride güzel bir anı bırakmak adına yine boş durmadı. Aslında heyecanı en çok bu açıdan artıyordu: "Volkan KONAK'a nasıl bir sürpriz yapsak!?"

Hemen planımızı yaptık...

Kısa bir sürede parlak bir fikir geldi aklına ve bana aktardı. Dediği gibi yaparsak, Volkan için büyük sürpriz ve güzel bir anı olacağını belirtti. Dinlediğimde ben de benimsedim.

Hemen planımızı yaptık. Tamer önce, yine Ganita'dan kız arkadaşlarımızın denize nazır masada oturmalarını sağladı. Bu arada kızlar da büyük bir heyecanla tanışmayı istiyorlardı Volkan'la. Yan masaya da ben oturdum sıradan bir müşteri gibi. 


Tamer de, yukarıda çay ocağı ana binasının önünde Volkan'ın Ganita'ya giriş yapacağı yere yakın oturup beklemeye başladı. 

Plana göre; Volkan KONAK geldiğinde, Tamer kendisini karşılayacak, ayrılan masaya götürüp arkadaşlarıyla tanıştırıp çay eşliğinde sohbet edeceklerdi. Ancak buradaki en önemli ayrıntı, Volkan'ın oturma pozisyonu olacaktı. Yüzünün, benim oturduğum masaya, yani bana dönük olması sağlanacaktı. Oturacağı sandalye de ona göre ayarlandı.

Yüzü bana dönüktü...

Randevu saati geldiğinde hepimizin gözü misafirin geleceği taraftaydı. Nihayet gözüktü. Tamer karşıladı kendisini. Birlikte geldiler ve planlanan şekilde O'na ayrılan sandalyeye oturması sağlandı. Yüzü bana dönüktü. 

Onlar hep birlikte çaylarını yudumlayarak sohbete koyuldular. Benim onlarla, onların da benimle bir irtibatımız yoktu. Olacaklardan Volkan'ın da haberi yoktu. 

Peki neydi planımızın can alıcı bu bölümü?

Açıklayayım!.. 
Onlar hep birlikte sohbet ederlerken, ben belli etmeden Volkan'ın karikatür portresini çizecektim. Dakikalar sonra, Volkan'ın sınırlı süresinin dolması ve sohbetin sonuna gelinmesiyle, Tamer;
- "Bak sana bir sürprizimiz var!" dedi ve benden yaptığım çizimi istedi. Verdim. 


Volkan kendi karikatürünü görünce çok sevindi. Gülmeye başladı. "Nereden çıktı bu? Kim çizdi bunu?" diye sıraladı sorularını. İşte o anda Tamer bizi tanıştırdı ve bütün bunları sürpriz bir plan olarak önceden hazırladığımızı açıkladı.
***

Evet, yaşam budur işte!.. 
Geride güzel anılar biriktirebildiğimiz kadar anlamlıdır!

O özel günden kalan iki eksik, o ana ait bir fotoğraf ve çizimimin bir örneğinin bende olmaması.

Günün özlü sözü de şöyle olsun:
"Geride ne kadar güzel anı biriktirebilmişsek, yaşam o kadar anlamlı demektir!"

"Gelir Misin Benimle" (1994)


Bu Sitede yayımlanan yazı ve görsellerin fikri sorumluluğu eser sahiplerine aittir
 Bu içerik Kotbas Art Colors tarafından derlenmiştir. 
Daha yeni Daha eski