Kendinize ait bir çalışma odası, atölye, ya da düzenli bir odanızda çalışma masanız varsa, zamanla üzerinde uzun süre durmakta olanlar dikkatinizi çeker mi bilmiyorum. Masanızın üzerindekilerin sayısal miktarı, masanızın büyüklüğü ile de ilgili ve orantılı olabiliyor.
![]() |
| (©2026) |
Muammer KOTBAŞ
Kendinize ait bir çalışma odası, atölye, ya da düzenli bir odanızda çalışma masanız varsa, zamanla üzerinde uzun süre durmakta olanlar dikkatinizi çeker mi bilmiyorum. Masanızın üzerindekilerin sayısal miktarı, masanızın büyüklüğü ile de ilgili ve orantılı olabiliyor.
Son 8 aydır ilk defa büyük boyutlu bir masaya sahibim. (100cm x 230cm) ölçülerindeki bu masada epeyce bir malzeme var. Farklı zamanlardaki çeşitli çalışmalarımın ardından birikenler, temizlenmeye üşenilenler, 'sonra düzenlerim' denilenler.. bunlara bir de masanın demirbaşları eklenince, Edip CANSEVER'in 'Masa Da Masaymış Ha' şiirini anımsamamak olası değil.
Ve şöyle sonlanır şiir:
(...)
"Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bunca yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu"
Benim masa tıpkı şiirdeki gibi ayakları sallanır durumda. Kenarına köşesine kalın kartondan destekleyici küçük takozlar koyarak sallantıyı en aza indirdim sayılır. Edip CANSEVER'in sallanan masasındaki yükler kadar olmasa da, üzeri çalışma objeleriyle dolu.
'Çalışma masamdaki eskiler' derken, çok çok eski yıllara ait dönemlerden söz etmiyorum. Epeyce zamandır bir süreye ait diyebileceğim birçok şey var. Fiziki olarak fazla yer işgal etmediklerinden, bulundukları yerde uzun süre kalabiliyorlar. Üstelik yeterince toz biriktirerek.
Bu sessiz işgal ve unutulmuşluk o nesneler açısından pek bir anlam ifade etmezse de, kendime ait serbest zaman diliminde fazlaca göze battıkları, gözümden kaçmıyor. Ardından 'eski nesne operasyonu'na girişiyorum. Neredeyse hiçbiri çöpe atılmayı hak edecek sevgisizlikte değiller. O nedenle bazılarını ya ayrı bir yerde depolayarak eskimesine katkıda bulunuyorum ya da tozunu alarak aynı yerinde kalmasına izin veriyorum. Her iki davranışımın altında yatan tek neden, 'tekrar kullanırım', 'gerekebilir' anlayışı. Böyle durumlarda, genellikle istemsizce söz konusu anlayışa kapılırım.
Kullanım sürelerim az olsa da, yine de sakladığım bu ürünlerin yenilerini gerektiğinde alma fırsatım var. Yani işin ekonomiyle, alım gücüyle bir ilgisi yok. Çünkü zaten burada yansıttıklarım en basit ve en kolay ulaşılabilecek malzemeler. Benimkisi farklı bir anlayışla yaşama bakış açımın bir sonucundan kaynaklanmaktadır.
Bir cetvelden daha fazlası...
50cm'lik bu ahşap cetvelin kaç yıldır bende bulunduğunu bilmiyorum. Benimle birlikte
yaş aldığı ortada. Güzel yanı halâ işime yarıyor ve büyük boy ölçülerde ölçmeye, kullanmaya
devam ediyorum. Amacı dışında da işime yaradığından, örneğin koltuğun altına
kaçıveren küçük herhangi bir şeyi yaklaştırmada başarılı olduğundan, kullanıma daha uzun süre de devam edeceğim diyebilirim.
yaş aldığı ortada. Güzel yanı halâ işime yarıyor ve büyük boy ölçülerde ölçmeye, kullanmaya
devam ediyorum. Amacı dışında da işime yaradığından, örneğin koltuğun altına
kaçıveren küçük herhangi bir şeyi yaklaştırmada başarılı olduğundan, kullanıma daha uzun süre de devam edeceğim diyebilirim.
Ayrılmaz ikili..
Tarama ucu ile çini mürekkebi.. Onların dönemi sona ermiş gibi gözükse, yeni jenerasyonda
kullanan olmasa da, sanıyorum karikatür çizerlerinin hiçbir zaman vazgeçmeyeceği bir
malzeme. Her zaman olmasa da belirli aralıklarla bu malzemeyle kağıda, kartona çizimler yapılmalı.
Çalışma esnasında iş kazası yaşatabilecek bir malzeme birlikteliği olduğu için,
mürekkep dökülmesini önleme amaçlı, mukavvadan kes-yapıştır tekniği ile basitçe yaptığım bir
düzenek. Yıllardır hep işimi kolaylaştırmıştır. İşlevini yerine getirdiğinden,
güzel görünme telaşı da yoktur 😊
Toplanma alanı..
Daha önce kırılmış, sonra kuvvetli yapıştırıcı ile tutturulmuş bir kahve fincanı altlığı da oldukça
işime yarayanlardan. Etrafa dağılmış deli dolu koşturan toplu iğne, irili ufaklı ataş, raptiye vb. küçük maddeleri, küçük bir mıknatısın da yardımıyla bir arada tutmayı kolaylaştırıyor.
Üzerine, bitmeye yüz tutmuş hatta bazılarının içi tamamen kurumuş sıvı yapıştırıcıları da ekleme
rahatlığı var.
Yaşanmışlık çentikleri..
Bizlerin çizim yaşamımızda sayısal olarak en çok sahip olduğumuz nesnelerden olan çeşitli
kurşunkalemler. Onların da, tarama ucu + çini mürekkebi kombinasyonu gibi etkisi günümüzde yok denecek kadar kullanımdan uzak gözükse de ben henüz bu kalemlerden vazgeçmiş değilim.
Bunlar, uzun yılların birikimi olarak hep bir kenarda kalmış, birikmişler. Kimi sert kimi daha yumuşak bazısı normal kurşunkalemler.. Her an üzerinizde taşıyabileceğiniz ve gittiğiniz her yerde
kullanabileceğiniz bir araç.
Kullanan bazı çizerlere rastlamıştım. En son Seçkin TEMUR'da görmüştüm, kendisi yaşama veda etmeden birkaç yıl öncesinde.
Sonuç olarak; bu kalemleri ben, 'ulusal zenginlik kaynağı' olarak görürüm. En son aşamasına kadar kullanımı sağlanmalı diye düşünürüm.
Görev bekleyen fedakar ve cefakar neferler..
Kurşunkalem kullanınca kalemtıraş (kalemaçacak) olmazsa olmazlardan. İcadından günümüze 200 yıl geçmiş. Bir tanesi iş görecekken birkaç tane neden var bende? Bir şekilde elime geçmiş, bazılarını bulmuşum ve saklamışım da ondan. Kimi plastik kimi metal. Hepsi de görevini yapacak durumda. Bozulmak gibi bir problemi olmayan bir kırtasiye ürünü.
Bazen çocuklara armağan olarak veriyorum bunlardan.
Son ütücüler..
Tükenmez kalem kapakları, kalemini kullanırken işlevi olmayan, atıl duran parçalar. Masada sürekli bulunan tükenmez kalemler için, kapak gerekmiyor. Saklamak anlamsız. Çöpe atılsa da olur. Ancak ben atamıyorum. 'Bir yere giderken yanıma alırsam kapağıyla alırım' diye onlara da masanın bir yerinde oturum izni veriyorum. Dolayısıyla, birikerek eskiyen ve tozlananlar kervanına katılmış oluyorlar.
Silgi kardeşliği..
Geldik en önemli ürünlerden silgi dostlarımıza!.. Bu arada makas da biraz eskimiş sayılır.
Burada onu konu mankeni olarak kullandım.
Silgiler, her kurşunkalemle eskiz, karalama çalışmalarımızda kurtarıcı yardımcımız. Olmazsa olmazımız.
Fakat eminim ki; dijital çizim uygulamalarında yapılan her yanlışın sonsuz geri alınabilme avantajı karşısında, silgi dostumuz, onu kullanmadığımız için fazlasıyla üzgün hissediyordur.
Bendekilerin boyutları, silmekten o kadar küçülmüş ki, masa üzerinde çoğu kez kontrol edebilmek
fazlasıyla zorlaşıyor. Uygun yerde dizginlemek gerekiyor. Onları da tamamen bitirmeden atmak hiç içimden gelmiyor.
💖 Herkese Esenlikler.!. (*)
(*Sağlık, dirlik, bütünlük; 'ben iyi niyetliyim' demektir. Evrensel düzenin içinde olmayı belirtir.)
Bu Sitede yayımlanan yazı ve görsellerin fikri sorumluluğu eser sahiplerine aittir
Bu içerik Kotbas Art Colors (Art Studies) tarafından derlenmiştir.







